2008  ÖSS GURUR TABLOMUZ

             2008  ÖSS GURUR TABLOMUZ
     

 

                      900 MB'lık Yazılabilir Cd'ler?  

Nero Burning Rom Ayarları :
1) Nero ile 90 dakikalık bir CD'yi yazmak için bazı varsayılan ayarları değiştirmeniz gerekmektedir. Programı çalıştırdıktan sonra 'File' menüsü altında yer alan 'Preferences' kısmına girerek 'General' sekmesine gidin. Burada CD yazım penceresinde CD'ye yazılacak veri miktarını gösteren alt çizelge üzerinde yer alan sarı ve kırmızı limit çizgilerini Yellow Marker 99:00:00, Red Marker 120:00:00 olacak şekilde değiştirin.

2) 'Expert Features' sekmesine giderek, 'Enable Overburn' kutusunu işaretleyin. Bu sekmede yer alan 'Maximum CD Length' değerini 120:00:00 olarak değiştirin.

3) Yazılacak dosyaları seçtikten sonra 'Write CD' menüsünde öncelikle 'multisession' menüsü altındaki 'No Multisession' işaretleyin.

4) ISO sekmesi altında bulunan ISO Level 2, Mode 2, ISO 9660 ve Joilet seçeneklerinin işaretli olduğundan emin olun.

5) Ardından 'Burn' sekmesi altında yer alan 'Write' ve 'Finalize CD' kutucuklarını işaretledikten sonra, yazma hızı olarak yazıcınızın izin verdiği en düşük hızı seçin.

6) Ve son maddemiz. Son olarak yazım yöntemini 'Disc-At-Once' yaptıktan sonra, CD yazım işlemine başlayınız. Hazırladığınız 900 MB'lık CD'nin de her CD sürücüde okunamayacağı olasılığını göz önünde bulundurmayı unutmayın.

800 Mb Cd Yazabilmek İçin

Nero Burning Rom Ayarları :
1) File-Preferences-General Cd Yazım penceresinden "Yellow Maker":80.00, "Red Maker":89.00 yapılacak.

2) Expert Features kısmında "Enable Overburn" işaretlenecek,CD Lenght:89.00 olacak.

3) Yazılacak dosyalar seçildikten sonra "No Multisession" işaretlenecek.

4) ISO sekmesi altında:ISO Level 2,Mode 2,ISO 9660 ve Joliet işaretlenecek.

5) Burn Sekmesi altında "Write" ve "Finalize CD"işaretledikten sonra yazma hızı en düşük seçilecek.

6) Yazım yöntemi "Disc-At- Once" olacak

Kaynak: www.tegim.com

 

MSN ŞİFRESİ NASIL ÇALINIYOR VE ÖNLEMLER 

 Son günlerde internet kullanıcılarına ait MSN Messenger gibi haberleşme programlarına ait şifrelerinin çalınmasının yaygınlaştığı görülmektedir.  Şifresi ele geçirilen kişinin iletişim listesinde bulunanlara ulaşılıp mağdur olan şahsı taklit ederek, karşılarındaki kişilerden kontör veya borç para talep ederek menfaat sağlamaktadırlar. Daha sonra bu kişileri bazı sitelere yönlendirerek yada resim veya dosyalar göndererek bu kişilere ait şifre bilgilerini haksız kazanç elde edebilmek ve aynı zamanda mağdur sayısını da artırmaya çalışmaktadırlar.

Peki şifreler nasıl ele geçiriliyor ve mağdur olmamak için ne yapmalıyız? MSN şifrelerinin genelde bir yazılım aracılığıyla gönderilen ileti ekinde bir dosyanın (resim veya bir program ) kabul edilmesi neticesinde trojan, keylogger gibi zararlı yazılımlarla ele geçirilebilmektedir.

Diğer bir yöntem ise 'Haberi gördün mü, girip okusana' veya 'senin için bak ne hazırladım' tarzı ilgi çekici söylemlerle kurbanların hazırlanan sahte web sayfasına yönlendirilip MSN şifrelerini yazmaları sağlanır. Bu işlemin gerçek bir hizmet olduğunu düşünen kurbanlar, şifrelerini şüphelenmeden yönlendirilen sayfaya girmekte ve bilgiler hackerların eline geçmektedir." Bu şekilde MSN şifresi elde edilen kurbanın hesabına girilerek irtibat listesindeki diğer kişilerin de benzer yöntemlerle şifreleri çalınmaktadır.  

Alınacak önlemler

İnternet dünyasında yüzde 100 güvenliğin hiçbir zaman sağlanamayacağının unutulmaması gerektiğini vurgulayarak;  MSN kullanıcılarına şu önerilerde bulunabiliriz:

·        "MSN kullanıcılarının şifrelerini ve bilgilerini sürekli güncellemeleri gerekmektedir.

·        MSN şifresi, en az 10-12 haneli olarak belirlenmeli ve rakamların yanında harfler ve semboller de kullanılmalıdır. Parolanız, köpeğinizin adı veya en sevdiğiniz film kahramanının adı, çocuğunuzun adı, doğum tarihi, arabanızın markası, plakası gibi kolay tahmin edilebilecek bir şekilde olmamalıdır.

·        MSN adresleri için seçilen gizli soru MSN hırsızlarının cevabını bulamayacağı zor bir soru olmalı ve soruya verilen cevap unutulmamalıdır. Gerekirse soru ve cevap bilgisayar dışında farklı bir ortama kaydedilmelidir.

·        Kontör, şifre istekleri ile kredi kartı numarası ve internet hesap bilgisi veya banka hesap bilgisi gibi taleplere şüpheyle yaklaşmalıdır.

·        Chat ortamında tanışılan kişilere şahsınız, aileniz, adres, telefon, işiniz gibi konularda şahsi bilgilerinizi vermekten sakınınız.

·        Listenizdeki birisinden emin olmadıkça dosya kabul etmeyiniz.

·        Gerçek kişi olduğundan emin olmadıkça kişi listenize kimseyi eklemeyiniz.

·        Msn kişi kartlarına gerçek resimlerinizi ve bilgilerinizi girmeyiniz.  

                              Rüyalar resme dökülecek                 

    Beyinde ses ve görüntülerin aynı sinir hücresi koduna sahip olduğu ortaya çıktı.

Montreal Üniversitesi ve Montreal Nöroloji Enstitüsü'nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, beyinde aynı sinir hücresi kodunun söz ve müzik gibi farklı sesler ile görüntüleri nasıl ayırdığını gösterdi.

Bilim adamları, beynin farklı müzik aletlerinin sesini, konuşmadaki kelimeleri ve çevredeki sesleri nasıl algıladığını anlamak üzere 3 saat katılımcılar üzerinde fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) sistemini kullandı.

Araştırmaya imza atanlardan Marc Schonwiesner, beynin sesleri ve farklı görüntüleri kodlamak için aynı yöntemi kullandığını belirtti. Schonwiesner, kişinin aynı nesneye ait sesi ve görüntüleri daha kolay birleştirdiğini de ifade etti.

İkinci aşamada, beynin rock parçasındaki davul ile bir senfonideki çalgıların sesi veya Fransızca ya da İngilizce bir konuşma arasındaki farkı nasıl "bulduğu" araştırılacak.

Bilim adamları, onlarca yıllık çalışma gerekse de bu aşamanın da tamamlanmasıyla bir gün fMRI'nin okunmasıyla kişinin duyduğu şarkının yeniden "yazılabileceği" ve ardından uykudaki beyin faaliyetlerinin kaydedilerek, rüyaların "resmedilebileceği" umudunu taşıyor.

Araştırma Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisi ve Fransız Le Nouvel Observateur dergisinin internet sitesinde yayımlandı.


 

 

     

               Gözyaşı                                                              

İnsanlar duygularını, üzüntülerini, sevinçlerini, korkularını bazen dışarıya ağlayarak yansıtırlar.

Ağlamanın nedenlerini araştıran bilim adamları insanların neden ağladığı sorusunu şöyle yanıtlıyorlar:

3 farklı tür gözyaşı üretiyoruz.

Temel gözyaşı göz küresini yağlıyor ve onu kayganlaştırır. Bu gözyaşları bir günde sürekli olarak yaklaşık 300 mililitre üretiliyor.

Refleks gözyaşları fiziksel veya kimyasal uyarana karşı tepki olarak üretiliyor ve tahriş eden nesneleri gözyaşlarıyla uzaklaştırıyor.

Gözyaşı

Üçüncü tür gözyaşı ise duygularımızın yoğunluğuna bağlı olarak oluşuyor. Bu gözyaşı bezlerine nörotransmiter gönderen beyinde bulunan kraniyal siniri harekete geçiriyor. Bu aynı zamanda gözyaşının akışını artırmak için hazır bulunan yüzdeki kan basıncını artırıyor.

Duygusal gözyaşları yüksek seviyede manganez ve prolaktin (normalde insanlarda süt üretmek için mamal bezleri harekete geçiren) hormonu içeriyor. Ağlamak bizi içimizdeki endişelerden uzaklaştırır. Ağladıktan sonra ferahlar, içimizdeki kargaşayı akışına bırakır ve dikkatimizi zihinden uzaklaştırıp fiziksel olana odaklarız.

 

  Bilgisayarlar tehdit altında           

 

İnternet ortamında bilgisayarlara bulaşarak sistemlere zarar veren bilgisayar virüslerinin sayısının 1 milyona ulaştığı kaydedildi. İngiliz yayın kuruluşu BBC, Symantec Güvenlik Şirketinin altı ayda bir yayınlanan "İnternet Güvenliği Tehdit Raporu"na dayanarak çok zararlı yeni virüslerin ortaya çıktığını duyurdu.
Symanetec'e göre zararlı virüslerin çoğu son 12 ayda yazıldı. Symantec Raporu'nun son sayısı 2007 yılının ikinci yarısını kapsıyor, bu dönemde güvenlik şirketi, 499 bin 811 yeni zararlı kod tehdidi ortaya çıkarttı. Bu rakamın 2007'nin ilk altı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 136 daha yüksek olduğu bildiriliyor.
2007 yılı boyunca Symantec Güvenlik Şirketi, 711 bin 912'den fazla yeni tehditi ortya çıkarttı böylece şirketin anti-virüs programlarının karşılaştığı zararlı programların sayısı 1 milyon 122 bine ulaştı.
Bu virüslerin büyük çoğunluğunun Microsoft Windows İşletim Sistemi altında çalışan bilgisayarları hedeflediği bildirilirken, yüksek teknoloji suçlularının geçmişte kullandığı zararlı programların yeni varyasyonları olduğu kaydediliyor.
Virüslerin, kişisel bilgisayarlara girdikten sonra internetten yeni zararlı programlar indirip, kurdukları biliniyor.
Yüksek teknoloji suçlarıyla bağlantılı olan grupların, virüslerin yeni varyasyonlarını oluşturmak için programcılar çalıştırdıkları, bu programcılara ödeme yapmak için suç şebekelerinin çaldıkları bilgiden mümkün olduğunca çok para kazanmaya çalıştıkları ve sürekli yeni kurbanlar peşinde oldukları kaydedildi.

 

Kaynak: Globaladres.net

 

    IBM, virüs saldırılarını durduracak bir sistem geliştirdi

IBM, siber suçlar karşısında virüs saldırılarını durduracak yeni bir sistem geliştirdiğini açıkladı

IBM'in açıklamasında hackerların kurumsal bilgi işlem sistemlerine yaptıkları saldırıları yakalamak, önlemek ve analiz etmekte yardım edecek yeni sisteme ''Billy Goat'' adı verildi.

Saldırı sırasında virüslere yönelik sanal bir ortam oluşturan Billy Goat sistemi, virüslerin özelliklerini ortaya çıkarmasına yardım ederek, işletim sisteminin hataları yakalamasını sağlıyor. Böylece ağ içindeki virüsler, daha güvenli ve hızlı bir şekilde tanımlanabiliyor. Zarar verecek bir program bulana kadar ağ sunucularını rasgele tarayan ve kendi kendine yayılan virüslerin, sunucularda büyük hasarlar meydana gelmeden önce teşhis edilmesine olanak sağlıyor.

IBM'in Zürih Araştırma Laboratuvarı tarafından tasarlanan ''Billy Goat'', hem virüs atakları için erken uyarı yapan hem de yanlış alarmları azaltan bir sistem olarak tanımlanıyor.

Yeni sisteminde, sunucuya çok sayıda kullanılmayan adres atanıyor. Bu adresler sisteme saldıracak hacker tarafından bilinmediği için gönderilen virüsler geçersiz kalıyor. Sistem, kullanılmayan adreslere gelen gönderiler için sanal bir ortam oluşturuyor, virüsü yanıltarak kimliğini belirliyor.

Bu metot, sistemin ağ içindeki virüsü tanımasına, adresi kaydetmesine ve yöneticisine bildirmesi esasına dayanıyor.   

Kaynak: Milliyet

 

                 Nedir bu @ işareti                                       


E-posta gönderiyorsanız @ işareti size yabancı değildir. Peki ama ne anlama geliyor biliyor musunuz?

Hemen her gün e-posta yazarken veya e-posta adresimizi birilerine verirken bu işareti kullanıyoruz. Peki ama @ işaretinin gerçek anlamını ve nereden geldiğini biliyor musunuz? Bu işaret 473 yıl önce, günümüzde ki anlamı ve kullanımından çok farklı bir amaca hizmet ediyordu.

@ işaretinin bilinen ilk kullanımına 4 Mayıs 1536 yılına Francesco Lapi adlı Floransalı bir tüccarın yazdığı bir mektupta rastlandı. Lapi yazdığı mektubunda İspanya'daki şarap fiyatlarından bahsederken @ işaretini kullanmıştı. O zamanlarda, bir fıçının 13'te birine karşılık gelen, ticari bir ölçü biri olarak kullanılan @, daha sonra daktilolara da girdi. Zaman için kullanımı değişen işaret bir süre sonra belli bir ürünün birim fiyatını belirtmek için kullanılmaya başlandı. Yani insanlar artık "tanesi 5 liradan 10 ürün" gibi bir tanım kullanmak yerine "10 ürün @ 5 lira" demeye başladılar.

1971 yılında Ray Tomlinson ise bu işaretin, e-posta sunucularındaki kullanıcıları tanımlamak için uygun olduğuna karar verdi. O tarihten itibarense @ artık bugünkü şekilde e-postalardaki kullanım şeklinde kavuşmuş oldu.

 
                                                 Masaüstü uçuyor!        

Looking Glass adlı 3 boyutlu masaüstü programın Linux sürümü çıktı. İnternetten yüklenebilen bu programda, masaüstündeki pencereler transparan olarak görüntüleniyor

Yazılım üreticisi Sun Microsystems, 2003 yılının Aralık ayında Berlin’de düzenlediği toplantıda 3 boyutlu masaüstü uygulamalarına imkân tanıyan 'Looking Glass’ adlı işletim sistemini tanıtmıştı. 3 boyut özelliği sayesinde masaüstünü transparan bir hale getiren program ile bilgisayarda açık tüm uygulamaları, farklı açılarda masaüstüne şeffaf bir şekilde görebilmek mümkün oluyor.

O tarihte Berlin’de katıldığım toplantının üzerinden yaklaşık 2.5 yıl geçti. Sun, aradan geçen süre içinde işletim sistemleri için bu alanda geliştirme çalışmalarını yürütmeye devam etti. Son olarak Looking Glass sisteminin yeni uygulamasıyla, bu ayki PC World dergisinin bir haberinde karşılaştım. Buna göre, Looking Glass sistemi açık kaynak kodlu Linux’un değişik bir sürümü olan Slax üzerinde kullanılmaya başlandı.

Transparan program
Öncelikle şu noktayı belirtmekte fayda var. Bu uygulama, Windows XP ve Mac OS X dahil şu anki masaüstü uygulamalardan oldukça farklı ve renkli özelliklere sahip. Bilgisayarda açık tüm programları, ekranın istenilen bölümünde istenilen açıyla konumlandırmak mümkün. Böylelikle tüm programlar masaüstünde transparan ve eşzamanlı olarak görüntüleniyor. Kullanıcı o anda çalışmak istediği programı tam ekran üzerinde aktif hale getirebileceği gibi, programda çalışmayı sürdürürken farklı programları çalıştırıp, diğerlerini de görebiliyor.

Pencereyi çevir, arkasına not al
Sun Looking Glass programının en ilgi çekici özelliklerinden birisi ise, kullanıcının masaüstünde çalışan programların arkalarını çevirererek not alabilmesi. Bu özellik sayesinde örneğin bir kullanıcı ofis belgesi üzerinde çalışırken veya web sayfasında gezerken, pencerenin arkasını çevirerek buraya çalışmalarıyla ilgili notlar alabiliyor. Bu program sayesinde ayrıca, kullanıcı bilgisayarda bir filmi sağ köşeye dayarak 3 boyutlu olarak izlerken, ekranın sol tarafında da başka bir programda işini yapabiliyor.  https://lg3d-livecd.dev.java.net/

Şarkı sözlerini ekrana yansıtıyor
BenQ Mobile firması, cep telefonu ve müzikçalar olarak kullanılabilen Z2 modelini Türkiye’de piyasaya çıkardı. Küp şeklinde tasarımıyla dikkat çeken ürün, FM radyo ve MP3 çalar olarak özelliklerini destekliyor. 1.3 megapiksel çözünürlükte fotoğraf çekilmesini de sağlayan telefon, '3D surround’ ses teknolojisine sahip.

Beş yönlü dolaşım tuşu, özel olarak tasarlanmış tuş takımı ve kare görünümüne sahip olan Z2, normal, bas, rock, güncel, caz ve klasik modlarını da içeren altı farklı 'equalizer’ seçeneğini bulunduruyor. Yeni model telefon, özel olarak geliştirilen ID3 V2 fonksiyonu sayesinde, çalan şarkının sözlerinin ekranda görüntülenmesini de sağlıyor. Telefonda, 20 radyo kanalını hafızaya alabilen FM radyo var. 58 MB boyutundaki dahili hafıza kapasitesi mini SD kart ile yükseltilebiliyor.

Kaynak: Teknoçağ

 

Bedava antivirüs yenileniyor. İndirin

Avast 5.0 beta yayınlandı: İndirin, deneyin.

Avast 5.0 beta nihayet yayınlandı: Tıklayın, indirin, Avast'ın yeni sürümünü ilk deneyenlerden olun.


Antivirüs yazılımı dendiğinde akla gelen önemli isimlerden biri olan Avast, en yeni sürümüyle kullanıcılarının karşısına çıktı.

Henüz beta aşamasında olan Avast 5.0, yeni tasarımıyla da bir önceki sürüme göre hayli farklı bir görünüme sahip. Beta sürecinde olan Avast 5.0'in en büyük handikapı ise Windows 7 işletim sistemince bir güvenlik yazılımı olarak algılanmaması. Action Center yani Hareket Merkezi tarafından virüs programı olarak görülmeyen Avast 5.0 beta, bu nedenle kullanıcıları antivirüs yazılımı konusunda uyarmaktan geri kalmıyor.

Avast 5.0'i ilk deneyenlerden olmak için tıklayın.


Kaynak :
CHIP Online

 

Korkmayın; silin!

LockHunter: Bedava yazılımla dosyaları silin!

Bir dosya silmek istediğinizde Windows "Dosya kullanılıyor" uyarısı mı veriyor? İşte bedava çözüm.


Windows işletim sistemi kullanırken kullanıcıların büyük bir bölümünün karşılaştığı ciddi bir sıkıntı vardır. Bazı dosyalarını silmek isteyen kullanıcılar, her nedense Windows'tan "Şu an dosya kullanılıyor" şeklinde bir uyarı alırlar ve o dosyayı bir türlü silemezler.

Ancak bu can sıkıcı durumdan kurtulabilmenin bir yolu var elbette. LockHunter ismini taşıyan program, o an dosyanın ne için kullanıldığını size göstermekle kalmıyor, dosyanın silinmesini engelleyen bu işlemi anında sonlandırabiliyor.

Yazılımı bilgisayarınıza indirmek için tıklayın.


Kaynak :CHIP Online

 

Windows 7 gümbür gümbür!

Windows 7'den gümbür gümbür bir yenilik.

Bu haber alıştığınız Windows 7 haberlerinden değil: İşte gümbür gümbür bir yenilik.


Bu haber Windows 7'nin daha önce çok fazla vurgulanmayan eğlence yönüne yönelik. Bugüne kadar Windows 7'nin en çok dikkat çeken yönü düşük sistem ihtiyaçları olmuştu. PC'de yüksek kalitede medya keyfine yönelik bir açıklama iyi bir değişiklik oldu.

Windows 7'nin Dolby Digital Plus destekleyeceği yapılan resmi açıklama ile kamuoyuna duyuruldu. Dolby Digital Plus, çok kanallı ve yüksek kalite ses sunuyor.

Dolby Digital, ses dünyasında en tanınmış markalardan. Dolby Digital Plus, internet içeriğinden HDTV'ye kadar pek çok farklı alanda 7.1 kanal ve bitstream destekli bütün bir ses paketi sunuyor. Yeni Plus mevcut Dolby Digital AV alıcıların tamamıyla uyumlu.

Hangi Windows 7 sürümlerinde olacak?

Microsoft'un Windows ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Mike Nash yaptığı açıklamada "Dolby Labaratuarları'yla çalışmaktan ve yüksek kalitede ve surround sesi Dolby Digital Plus ile ortak müşterilerimize sunmaktan inanılmaz mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıklıyor durumu.

Sözlerinin devamında "Windows 7'nin Home Premium, Professional, Enterprise ve Ultimate sürümlerinde Dolby, evde ve yolda daha zengin bir eğlence ortamı oluşturacak" diyor Mike Nash.

Dolby Labartuarları'ndan Ramzi Haidamus da "Windows 7'nin PC'lerdeki eğlence deneyimini yükseltmek için Dolby Digital Plus'ı ses formatı olarak seçmesi oldukça mantıklı bir karar. Blu-ray filmlerde, dijital televizyon yayınlarında ve internetten ulaşlan yüksek kaliteli medyada, kısacası her yerde ve bütün cihazlarda Dolby Digital Plus sayesinde kullanıcılar üstün ses kalitesini duyacak" diyor.



Kaynak :CHIP Online